19 Mart 2012 Pazartesi

Atatürk'e mektuplar..: Prof. Hablemitoğlu:‘Çok yalnız bırakıldık’

Atatürk'e mektuplar..: Prof. Hablemitoğlu:‘Çok yalnız bırakıldık’:   Prof. Hablemitoğlu, içini Tercüman’a döktü:‘Çok yalnız bırakıldık’- 07.01.2010 Yedi yıl önce evinin önünde uğradığ silahlı saldırı son...

Atatürk'e mektuplar..: OĞLUMUN "HABLEMİT DEDESİ"Necip HABLEMİTOĞLU-M.SELA...

Atatürk'e mektuplar..: OĞLUMUN "HABLEMİT DEDESİ"Necip HABLEMİTOĞLU-M.SELA...: "Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken  tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün ma...

Atatürk'e mektuplar..: Erdoğan'ın unuttuğu cinayet HABLEMİTOĞLU-Alican Ul...

Atatürk'e mektuplar..: Erdoğan'ın unuttuğu cinayet HABLEMİTOĞLU-Alican Ul...: "AKP döneminin ilk faili meçhul cinayeti, Necip Hablemitoğlu'nun 18 Aralık 2002 tarihinde evinin önünde öldürülmesiyle yaşandı. Dönemi...

Atatürk'e mektuplar..: Bir Cumhuriyet Aydını: Necip Hablemitoğlu-Ali Rıza...

Atatürk'e mektuplar..: Bir Cumhuriyet Aydını: Necip Hablemitoğlu-Ali Rıza...: Cumhuriyetimizin temel değerlerinin ve Kemalizmin yılmaz savunucusu Dr. Necip Hablemitoğlu’na dokuz yıl öncesıkılan kurşunlar ulusal bütünlü...

Atatürk'e mektuplar..: Manevi Mirasçı Olmak- @ataturkhaber

Atatürk'e mektuplar..: Manevi Mirasçı Olmak- @ataturkhaber: Her gün twitterda paylaşım yapmaya başlamadan önce bazı hesapların en az son 20 tweetini dikkatle okurum.Bilirimki o hesaplar ya manevi de...

Atatürk'e mektuplar..: Türk Ulusçuluğu ve Altı Ok-Necip Hablemitoğlu

Atatürk'e mektuplar..: Türk Ulusçuluğu ve Altı Ok-Necip Hablemitoğlu: Türkiye’deki sağ kesim, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunun 700. Yıldönümünü, Cumhuriyete alternatif bir model içeriği içinde kutlamak...

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: SERDAROĞLU VE KILIÇDAROĞLU HANGİ CEPHELERDE



 18 Mart 2012 
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek:
SERDAROĞLU VE KILIÇDAROĞLU HANGİ CEPHELERDE
 
Dün (17 Mart 2012), 1993 yılında Çiller’in başkanlığındaki DYP-SHP hükümetinde Sağlık Bakanlığı yapan Rifat Serdaroğlu’nun bildirgesini bu köşede okudunuz. 14 Mart 2012 Çarşamba günü de, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın “önemli saptamaları”na yer vermiştik.

YENİ SAFLAŞMA
Rifat Serdaroğlu’nun bildirgesi, Orta Sağın geleneksel konumundan farklı. Deniz Baykal’ın görüşleri ise, YCHP yönetimine hiç benzemiyor.
Türkiye’de yeni bir saflaşma, aslında 2002 yılından beri yaşanmaktadır. Çeşitli güçler kendi içinde bölünerek yeniden mevzilenmektedir.
Milli devlete, vatanın bütünlüğüne ve Cumhuriyet Devrimine yönelen tehdit, yeni mevzilenmenin saflarını da belirlemektedir.

KİM AKP İLE AYNI CEPHEDE
KİM AKP’YE KARŞI CEPHEDE
Sağ ve Sol diye adlandırılan çeşitli güçler, ABD’nin küreselleşme programında belirlenen görevlerde buluşurken, bir kısım güçler de Cumhuriyet cephesinde yer alıyorlar.
Rifat Serdaroğlu’nun görüşleri ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini karşılaştırdığımız zaman, CHP liderinin hemen hemen her konuda AKP ile aynı cephede olduğunu, DP Genel Başkan adayının ise AKP’ye cepheden karşı olduğunu görüyoruz.

CEMAAT VE TARİKATLARA TAVIR
Serdaroğlu, Emniyetin ve Yargının cemaat-tarikat işgali altında olduğunu belirtiyor.
Kılıçdaroğlu, cemaatlerin Emniyet içinde yuvalandığını söyleyemem diyor.
Serdaroğlu, laikliğe yönelen ağır tehdide vurgu yapıyor.
Kılıçdaroğlu, laiklik tehdit altında değil diyor.
Serdaroğlu, Cami imamlarının topluma yön verir hale geldiği, mahalle imamları ve aile imamları gibi kurumlar oluşturulduğu tehlikesini kamunun önüne getiriyor.
Kılıçdaroğlu, oy alacağım diye dinsel kurumların toplumu denetlemesine en küçük itirazda bulunmuyor.

TÜRBAN VE KADIN
Serdaroğlu, Türbanın önce liselere, daha sonra ilkokullara kadar inmesini, “kadınlarımızı kızlarımızı eve kapatan” Cumhuriyet karşıtı bir uygulama olarak eleştiriyor.
Kılıçdaroğlu, “Türbanı üniversitelere biz soktuk” diye övünüyor.

ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE TÜRK MİLLETİ
Serdaroğlu, AKP’nin Atatürk milliyetçiliğini anayasadan çıkarma girişimine karşı tavır alıyor.
Kılıçdaroğlu’nun anayasacıları, AKP ile birlikte Atatürk milliyetçiliğinin anayasadan atılmasını savunuyor.
Serdaroğlu, Atatürk’ün tanımladığı Türk milleti kavramına sarılıyor.
Kılıçdaroğlu, Türk milleti kavramının anayasadan çıkartılmasında AKP’den daha hızlı bir tavır sergiliyor.

ORDU VE ABD
Serdaroğlu, ABD merkezli tertiple Türk Ordusunun hedefe oturtulduğuna dikkat çekiyor.
Kılıçdaroğlu, “Darbeciler temizlensin” sloganıyla ABD’nin Türk Ordusunu sindirmesini destekliyor.
Serdaroğlu, ABD emperyalizminin son 20 yıldır Türkiye’yi bölme planını uygulamasına açık ve kararlı olarak direniyor.
Kılıçdaroğlu, ABD ile bir probleminin olmadığını sık sık vurguluyor.
Serdaroğlu, cemaat-tarikat artıklarının Cumhuriyeti yıkmasına asla izin verilmeyeceğini ilan ediyor.
Kılıçdaroğlu, Dersim’den başlayarak ve özellikle İsmet Paşa’yı hedef alarak, AKP ile el ele Cumhuriyet Devrimi yönetiminin saygınlığına karşı savaşıyor.

DOĞRU MEVZİLENMEK
Her güç, mücadele çizgisini lafla değil, girdiği mevziyle belirler.
Atatürk’ün devrim ateşi içinde kurduğu CHP’nin yönetimi, bugün AKP liderleriyle birlikte Neo-liberal mevzilerde cephe tutarken, geçmişin kimi liberalleri Cumhuriyet Devrimi saflarında mücadele veriyor.
Bu yeni saflaşmanın bilincinde olmak, bağımsızlık ve demokrasi için yürüttüğümüz mücadelenin başarısı için ilk şart olarak gözüküyor.

Nazım Hikmet bu şiirini 1953 yılında, ABD Dışişleri Bakanı Mister Dulles'ın ''NATO'nun en ucuz askeri Türk askeridir. Bir Türk askeri 23 Cent'e maloluyor'' sözleri üzerine yazmıştır.

23 Sentlik asker

Mister Dalles,
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti,
Ankara'da 23 sente,

yahut iki kilo kuru soğan,
yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir tane insan.

erkek,
ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeğe, öldürülmeğe hazır,
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akıllı
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz
(her kaba uymak meselesi) ,
belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki sevdalıdır.
Yahut da aynı hesapla Mister Dalles
(tanesi 23 sentten yani)
satarlar size bu askerlerin otuz beşini birden
İstanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,
seksen beş onda altısını yahut
bir çift iskarpin parasına.
Yalnız bir mesele var Mister Dalles,
herhalde bunu sizden gizlediler:
Size tanesini 23 sente sattıkları asker
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak
mevcuttu, tuhafınıza gidecek,
mevcuttu hem de çoktan mı çoktan,
daha sizin devletinizin adı bile konmadan.
Mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
mesela, Mister Dalles,
yeller eserken yerinde sizin New-York'un,
kurşun kubbeler kurdu o
gökkubbe gibi yüksek,
haşmetli, derin.
Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
Halı dokur gibi yonttu mermeri,
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebemkuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
Dahası var Mister Dalles,
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz,
zulüm gibi,
hürriyet gibi,
kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o,
ve istiklal ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek,
ve yarin yanağından gayrı her yerde,
her şeyde,
hep beraber,
diyebilmek için,
yürüdü peşince Bedreddin'in
O, tornacı Hasan, köylü Mehmet, öğretmen Ali'dir.
kaya gibi yumruğunun son ustalığı:
922 yılı 9 eylülüdür.
Dedim ya Mister Dalles, ,
Herhalde bütün bunları sizden gizlediler.
ucuzdur vardır illeti.
Hani şaşmayın,
yarın çok pahalıya mal olursa size,
bu 23 sentlik asker,
yani benim fakir, cesur, çalışkan, milletim,
her millet gibi büyük Türk milleti.

(1953) Nazım Hikmet Ran

18 Mart 2012 Pazar

Atatürk'e mektuplar..: Üç Dakika Sonra Öleceksiniz – Ömer Yıldız

Atatürk'e mektuplar..: Üç Dakika Sonra Öleceksiniz – Ömer Yıldız: Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya Kaç don...

NAGEHAN ALÇI'DAN BÜYÜK İTİRAF


Ertuğrul Özkök Odatv davasından bir yıldır tutuklu olan Ahmet Şık'ın tahliye olurken söyledikleri hakkında köşesinde şöyle yazdı:
"ŞU cümleyi bir kenara yazın.
Çünkü yakın veya en geç orta gelecekte, bu cümlenin bir iddianame haline geldiğini görebilirsiniz.
Cümle aynen şöyle:
“Bu komployu kuran, yürüten polisler, savcı ve hâkimler bu cezaevine girecek, burada ant içiyorum.”
Sözleri söyleyen bir gazeteci.
Ahmet Şık...
Silivri Cezaevi'nden çıkarken işte bunları söylüyor.
Eminim içerde, aynı andı içen daha epey insan var.
Demokrasi adına yapıldığı iddia edilen bir dava, ardında böylesine kararlı“ant”lar, “mücadele yeminleri” bırakıyorsa, bilin ki o insanların yattığı yer, bir
zamanların Diyarbakır Cezaevi'ne dönüşüyor demektir.
Tekrar diyorum.
Bu cümleleri bir yana yazın.
Çünkü yakın veya orta bir gelecekte epey işitecek, adalet tarihimizde karanlık bir dönemi simgeleyen nakarat haline geleceğini göreceksiniz." (14 Mart 2012/ Hürriyet)
Bu yazıdan sonra ses ertesi gün Nagehan Alçı'dan geldi. Hem de ne ses... İtiraf...
Özkök'ün yazısında isim yok, bir örgüt tanımlaması ya da liderinden söz edilmiyor. Özkök sadece Ahmet Şık'ın sözlerini yazdı.
Ama bakın Nagehan Alçı ne yazdı:
"Bu emniyetçileri, savcıları, hakimleri 'Fethullahçı suç örgütü' olarak görüyor Ertuğrul Özkök. Bunu yakın çevresine zaten söylüyordu, şimdi yazısında da kendini tutamamış ve düşüncelerini açık seçik ortaya koymuş. Bu suç örgütünün bir numarası olarak haliyle Fethullah Gülen'i görüyor. Ucu Fethullah Gülen'e uzanacak çok büyük bir operasyonunun hayallerini kuruyor. AK Parti iktidardan düştüğü an düğmeye basılacak ve 1999'da yarım kalan operasyon tamamlanacak. Bu arada AKP'nin tüm üst düzey kadroları da 'Örgüte yardım ve yataklık'tan tutuklu yargılanacak... Plan bu. Sadece Özkök'ün değil %20'lik çıldırmış bir kesimin hayali bu... "(15 Mart/ Akşam)
Bu yazıdan anlıyoruz ki, Nagehan Alçı, "o komployu kuran polisler ve hakimler"in arkasında Fethullah Gülen olduğunu biliyor.
Kimse Fethullah Gülen'i konu etmiyor ama Nagehan Alçı "pat" diye ortaya çıkıp, bilinçaltını ortaya koyuveriyor.
Yani diyor ki, "bu adamların arkasında Fethullah Gülen" var. Gazete yetmiyor, CNNTÜrk'te de aynı sözü tekrarlıyor.
Evet, Türkiye hızla iyi yola giriyor; itiraflar şimdilik en "zekilerinden" gelmeye başladı.
Ardı mutlaka gelecektir...
Odatv.com