İslam dininin kurucusu ve Peygamberi Hz. Muhammed’in doğum tarihi, bizim öğrenciliğimizde bazı kaynaklarda 570, bazı kaynaklarda da 571 yılı olarak verildiği halde hangi ayın kaçıncı günü doğduğuna ait hiçbir bilgi verilmezdi. Daha sonra öğretmen olduğumuzda bizler de öğrencilerimize Hz. Muhammed’in milattan sonra 571 yılında doğduğunu söylerdik. Çünkü elimizdeki Din Dersi kitabında öyle yazıyordu.
Diyanet İşleri Başkanlığı 1989 yılında Hz. Muhammed’in 571 yılının 20 Nisan günü doğduğunu hiçbir kanıt gösterme gereği duymadan açıkladı, 20-27 Nisan günlerini kapsayan haftayı “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan etti ve bununla ilgili bazı etkinlikler sergilemeye başladı.
Mustafa Kemal’in önderliğinde ve çağırısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi, ilk toplantısını 23 Nisan 1920’de Ankara’da yapmış, Türkiye’yi işgalden kurtarmaya ve Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaya karar vermiş, Mustafa Kemal’i de hem Meclis Başkanlığı’na, hem de Türk Kurtuluş Savaşı Komutanlığı’na getirmişti. Yani ulusun egemenliğini ulus kendi eline almıştı. Bu önemli günü de sevgili Atatürk, Türk çocuklarına bayram olarak armağan etmişti. Biz bu bayrama “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” diyoruz. 23-30 Nisan günlerini içine alan “Egemenlik Haftası”da üniversitelerde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) gibi örgütlerde “Türk Kurtuluş Savaşı çeşitli panel ve söyleşilerle incelenmekte ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ne zor şartlarda kurulduğu bilimsel olarak ortaya konulmaktadır. 1989 yılında icat edilen 20-27 Nisan Kutlu Doğum Haftası’nın tam ortasında “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”, 23-30 Nisan günlerini içine alan haftada da “Ulusal Egemenlik” kutlanmaktadır.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 23-30 Nisan arası kutlanan Egemenlik Haftası’nı gölgelemek ve giderek Türk ulusuna unutturmak, bunun için de bir bahane geliştirmek gerekiyordu. Öyle bir bahane bulunmalıydı ki buna itiraz edenler derhal dinsiz ilan edilmeli ve etkisizleştirilmeliydi. Bu fitne-fesatın gözlerden saklanması için Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne, üniter yapısına, laik rejimine zarar verecek, Atatürk devrimlerini ortadan kaldıracak, milli değerlerin yerine dini kullanarak bir takım safsataları oturtacak projelerin geliştirilmesinde dış güçler, içteki işbirlikçilerine çok büyük katkılar sağlamışlardır. Bu katkılarının en önemlisi de hiç şüphesiz Kutlu Doğum Haftası projesidir. Dünyada Hz. Muhammed’in 20 Nisan’da doğduğunu iddia eden Türkiye’den başka bir ülke yoktur. Dünyanın jeopolitik açıdan en önemli noktasında bulunan Türkiye’de Haçlı İrtica tarafından desteklenen bu uyduruk proje maalesef tutmuş ve oturmuştur.
20-27 Nisan tarihlerini içine alan Kutlu Doğum Haftası kutlamalarındaki hinliği sezen toplumumuzdan gelen tepkiler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Kutlu Doğum Haftası’nı 13-20 Nisan tarihleri arasına çekmek zorunda kalmış olmasına ve Kutlu Doğum Haftası 20 Nisan’da sona ermesine karşın 27 Nisan tarihine kadar uzatılmaktadır.
Niçin 27 Nisan?
Fethullah Gülen isimli hain, 27 Nisan 1941’de Erzurum’un Hasankale –Pasinler- ilçesinin Korucak köyünde doğmuştur. Haçlı irticanın içteki işbirlikçileri, doğrudan doğruya Fethullah Gülen’in doğum gününü kutlayamadıkları için Hz. Muhammed’i bu hinliklerine alet etmektedirler. Fethullah Gülen’in doğum gününü kutlamak için Peygamberimizi kullanmaktadırlar.
İslam tarihi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Hindistanlı Müslüman ilim adamı Prof. Muhammed Hamidullah’ın yaptığı uzun araştırmalar ve hesaplamalar, Hz Muhammed’in doğum tarihinin 12 Rebiulevvel (17 Haziran 569) olduğunu doğru veya doğruya en yakın tarihi olarak ortaya koymaktadır. Bu da 17 Haziran değilse 16 veya 18 Haziran olarak telaffuz edilmektedir. Hamidullah bu sonuca, nesî hesaplamaları ve kamer takvimi üzerindeki titiz çalışmaları sonucu ulaşmış olup henüz Hamidullah’ın tezini çürütecek bir kanıt da ortaya konulamamıştır.
Görüldüğü gibi Hz. Muhammed’in Haziran ayının 17’sinde doğmuş olabileceği, Hamidullah gibi bir bilim adamı tarafından doğru veya doğruya en yakın tarih olarak saptandığı halde Diyanet İşleri Başkanlığı, hiçbir kanıt göstermeden Hz. Muhammed’in doğum gününü 20 Nisan olarak açıklıyor. Eğer Hz. Muhammed bugünleri görseydi kendi doğum tarihini 20 Nisan olarak açıklayan ve 20-27 Nisan arasını Kutlu Doğum Haftası olarak ilan edenlerin yüzüne tükürmez miydi?
Fethullah Gülen’in doğum gününü kutlamak isteyenler, bu kirli emellerine Hz. Muhammed’i alet etmektedirler. Bunlara Müslüman denebilir mi? Türk tarihinin en önemli günlerini geriye atmak ve bunları zaman geçtikçe ulusumuza unutturmak isteyen vicdansızlar, Amerikanperestler, Haçlı irticanın uşakları Atatürk Türkiyesi’nden rahatsızlık duymaktadırlar. “Kutlu Doğum Haftası” yalanı İslam dininin kurucusu ve Peygamberi Hz. Muhammed’in doğum tarihi, bizim öğrenciliğimizde bazı kaynaklarda 570, bazı kaynaklarda da 571 yılı olarak verildiği halde hangi ayın kaçıncı günü doğduğuna ait hiçbir bilgi verilmezdi. Daha sonra öğretmen olduğumuzda bizler de öğrencilerimize Hz. Muhammed’in milattan sonra 571 yılında doğduğunu söylerdik. Çünkü elimizdeki Din Dersi kitabında öyle yazıyordu. Diyanet İşleri Başkanlığı 1989 yılında Hz. Muhammed’in 571 yılının 20 Nisan günü doğduğunu hiçbir kanıt gösterme gereği duymadan açıkladı, 20-27 Nisan günlerini kapsayan haftayı “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan etti ve bununla ilgili bazı etkinlikler sergilemeye başladı.Mustafa Kemal’in önderliğinde ve çağırısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi, ilk toplantısını 23 Nisan 1920’de Ankara’da yapmış, Türkiye’yi işgalden kurtarmaya ve Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaya karar vermiş, Mustafa Kemal’i de hem Meclis Başkanlığı’na, hem de Türk Kurtuluş Savaşı Komutanlığı’na getirmişti. Yani ulusun egemenliğini ulus kendi eline almıştı. Bu önemli günü de sevgili Atatürk, Türk çocuklarına bayram olarak armağan etmişti. Biz bu bayrama “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” diyoruz. 23-30 Nisan günlerini içine alan “Egemenlik Haftası”da üniversitelerde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) gibi örgütlerde “Türk Kurtuluş Savaşı çeşitli panel ve söyleşilerle incelenmekte ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ne zor şartlarda kurulduğu bilimsel olarak ortaya konulmaktadır. 1989 yılında icat edilen 20-27 Nisan Kutlu Doğum Haftası’nın tam ortasında “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”, 23-30 Nisan günlerini içine alan haftada da “Ulusal Egemenlik” kutlanmaktadır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 23-30 Nisan arası kutlanan Egemenlik Haftası’nı gölgelemek ve giderek Türk ulusuna unutturmak, bunun için de bir bahane geliştirmek gerekiyordu. Öyle bir bahane bulunmalıydı ki buna itiraz edenler derhal dinsiz ilan edilmeli ve etkisizleştirilmeliydi. Bu fitne-fesatın gözlerden saklanması için Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne, üniter yapısına, laik rejimine zarar verecek, Atatürk devrimlerini ortadan kaldıracak, milli değerlerin yerine dini kullanarak bir takım safsataları oturtacak projelerin geliştirilmesinde dış güçler, içteki işbirlikçilerine çok büyük katkılar sağlamışlardır. Bu katkılarının en önemlisi de hiç şüphesiz Kutlu Doğum Haftası projesidir. Dünyada Hz. Muhammed’in 20 Nisan’da doğduğunu iddia eden Türkiye’den başka bir ülke yoktur. Dünyanın jeopolitik açıdan en önemli noktasında bulunan Türkiye’de Haçlı İrtica tarafından desteklenen bu uyduruk proje maalesef tutmuş ve oturmuştur. 20-27 Nisan tarihlerini içine alan Kutlu Doğum Haftası kutlamalarındaki hinliği sezen toplumumuzdan gelen tepkiler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Kutlu Doğum Haftası’nı 13-20 Nisan tarihleri arasına çekmek zorunda kalmış olmasına ve Kutlu Doğum Haftası 20 Nisan’da sona ermesine karşın 27 Nisan tarihine kadar uzatılmaktadır. Niçin 27 Nisan? Fethullah Gülen isimli hain, 27 Nisan 1941’de Erzurum’un Hasankale –Pasinler- ilçesinin Korucak köyünde doğmuştur. Haçlı irticanın içteki işbirlikçileri, doğrudan doğruya Fethullah Gülen’in doğum gününü kutlayamadıkları için Hz. Muhammed’i bu hinliklerine alet etmektedirler. Fethullah Gülen’in doğum gününü kutlamak için Peygamberimizi kullanmaktadırlar.İslam tarihi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Hindistanlı Müslüman ilim adamı Prof. Muhammed Hamidullah’ın yaptığı uzun araştırmalar ve hesaplamalar, Hz Muhammed’in doğum tarihinin 12 Rebiulevvel (17 Haziran 569) olduğunu doğru veya doğruya en yakın tarihi olarak ortaya koymaktadır. Bu da 17 Haziran değilse 16 veya 18 Haziran olarak telaffuz edilmektedir. Hamidullah bu sonuca, nesî hesaplamaları ve kamer takvimi üzerindeki titiz çalışmaları sonucu ulaşmış olup henüz Hamidullah’ın tezini çürütecek bir kanıt da ortaya konulamamıştır. Görüldüğü gibi Hz. Muhammed’in Haziran ayının 17’sinde doğmuş olabileceği, Hamidullah gibi bir bilim adamı tarafından doğru veya doğruya en yakın tarih olarak saptandığı halde Diyanet İşleri Başkanlığı, hiçbir kanıt göstermeden Hz. Muhammed’in doğum gününü 20 Nisan olarak açıklıyor. Eğer Hz. Muhammed bugünleri görseydi kendi doğum tarihini 20 Nisan olarak açıklayan ve 20-27 Nisan arasını Kutlu Doğum Haftası olarak ilan edenlerin yüzüne tükürmez miydi? Fethullah Gülen’in doğum gününü kutlamak isteyenler, bu kirli emellerine Hz. Muhammed’i alet etmektedirler. Bunlara Müslüman denebilir mi? Türk tarihinin en önemli günlerini geriye atmak ve bunları zaman geçtikçe ulusumuza unutturmak isteyen vicdansızlar, Amerikanperestler, Haçlı irticanın uşakları Atatürk Türkiyesi’nden rahatsızlık duymaktadırlar.
blogda mail adresini goremedim, buradan yazmak zorunda kaldim, linkini blogumda paylasabilir miyim?
YanıtlaSil